18 Ekim 2013 Cuma

Osmanlı'da Mimari Şaheserler - Selimiye Camii

Selimiye Camii - Edirne'de bulunan, Osmanlı Padişahı II. Selim'in Mimar Sinan'a yaptırdığı Camidir. 80 yaşında yaptığı,ustalık eserim dediği,Selimiye Camii gerek Mimar Sinanın gerek Osmanlı Mimarisinin en önemli yapıtlarından biridir.Caminin kapısındaki kitabeye göre yapımına 1568 yılında başlanmıştır. Caminin 27 Kasım 1574 Cuma günü açılması planlanmışsada ancak II. Selimin ölümünün ardından 14 Mart 1575 te ibadete açılmıştır. Mülkiyeti Sultan Selim Vakfındadır.Bugün şehrin merkezinde bulunan Caminin yapıldığı alanda inşasına Süleyman Çelebi döneminde başlanan sonradan Yıldırım Beyazıtın geliştirdiği Edirne'nin ilk sarayı (Ssaray-ı Elik) ve Baltacı Muhafızları Haremi bulunmaktaydı. Bu alandan Sonbayır veya Kavak Meydanı diye bahsedilir.


Sultan Selim'in Caminin yapılacağı şehir olarak neden Edirneyi seçtiği kesin olarak bilinmemektedir. Evliya Çelebi Seyahatname adlı eserinde Padişahın rüyasında islam Peygamberi Muhammed'i (s.a.v)gördüğünü ve onun kendisinden Kıbrıs'ın fethi anısına bir cami yaptırmasını istediğini yazmıştır. Ancak Kıbrısın caminin yapımına başlanmasından 3 yıl sonra 1571 de fethedildiği bilindiğinden bu iddianın doğruluk payı olamaz. Bir tepe üzerinde bulunan Selimiye'de daha önceki hiçbir camide yada Antik çağ mabedinde görülmemiş bir teknik kullanılmıştır. Daha önceki kubbeli yapılarda asıl kubbe kademeli yarım kubbelerin üzerinde yükselmesinde rağmen Selimiye Camii 43,25 metre yüksekliğinde 31,25 metre çapında tek bir lebi ile örtülmüştür.


Kubbe 8 sütuna dayanan bir kasnak üzerine oturtulmuştur. Kasnak fil ayaklarına 6 m. genişliğinde kemerlerle bağlıdır. Sinan bu şekilde örttüğü iç mekana verdiği genişlik ve ferahlıkla birlikte mekanın bir kerede kolayca anlaşılmasını sağlar. Kubbe aynı zamanda Caminin dış görünüşünün ana hatlarını da belirler.Caminin 4 köşesinde bulunan herbiri 3 şerefeli 380 cm.çapındaki Minareler 70,89 metre yüksekliğindedir. Minarelerin Alem dahil yükseklikleri bazı kaynaklara göre 84 bazılarına göre 85 metredir. Cümle kapısının 2 yanındaki minarelerin şerefelerine 3 ayrı yoldan çıkılır.Diğer 2 minare tek merdivenlidir. öndeki iki minarenin taş oymaları çukur ortadaki minarelerin oymaları ise kabarıktır. Minarelerin kubbeye yakın olması camiyi göğe doğru uzanıyormuş gibi gösterir. Bu caminin en büyük özelliği Edirne'nin her tarafından görülmesidir.


Caminin Mermer,Çini ve Hat işçilikleri de önemlidir. Yapının içi iznik çinileriyle süslüdür.Büyük kubbenin tam altındaki Hünkar Mahfili 12 mermer sütunludur. ve 2 m.yüksekliktedir.Çinilerin bir kısmı 1877-1878 Osmanlı Rus savaşında Rus Generali Mihail Skobelev tarafından sökülerek Moskovaya götürülmüştür.Yapının Kuzeye,Güneye ve Avluya açılan 3 kapısı vardır. iç avlu,Revaklar ve kubbelerle süslüdür. Avlunun ortasında mermerden özenle işlenmiş bir şadırvan vardır. Dış Avluda ise Sıbyan mektebi,Darül kurra, Darül hadis, Medrese ve imaret bulunmaktadır.Sıbyan Mektebi günümüzde çocuk kütüphanesi Medrese ise Müze olarak kullanılmaktadır.Geçmişte cami meşalelerle aydınlatılmakta idi,Meşalelerden çıkan is, hava akımı oluşturmak üzere özel olarak yapılan bir delikten dışarı çıkmaktaydı.


Caminin Müezzin mahfilinin mermer ayaklarından birinin altında ters bir lale motifi bulunmaktadır. Rivayete göre Caminin yapılacağı arsa üzerinde bir lale bahçesi bulunmaktaydı. Bu Arsanın sahibi başlarda Arsasının satılmasını istememiştir. En sonunda Mimar Sinan'dan camide bir lale  motifi olmasını isteyerek arsasını satmıştır. Mimar Sinan da lale motifini bu arsada bir lale bahçesi olduğunu,ters olması ise sahibinin tersliğini temsil etmektedir.

Hiç yorum yok: