28 Ekim 2007 Pazar

Görsel Sanatlar,Desen,Çizgi Romanlar...

Sevgili Dereden Tepenin kıymetlı Dostları,daha evvelki sohbetlerimizde,Çiniyle,Karakalemle,
Pastelle Resimler yaptığımdan bahsetmiştim.Geçen gün odamı düzeltip tanzim etmek istedim,
birde baktım ki Albümler yaptığım resimlerle dolmuş.Onların arasından seçtiklerimi sizlere sunuyorum.Ve hala resim yapmaya ve sizlerle değişik mevzulardan bahseden yazılarıma devam ediyorum.


Bu uğraşlar beni yormadığı gibi hayata bağlılığımı bir kat daha arttırıyor.Yaşımız gelmiş kemale, bu zamana karşı bir yarış oluyor bir yerde.ve şu anda aklıma Şantör ömür Göksel inbir şarkısı aklıma geldi.Bakın şarkı ne söylüyor;
Ha üç gün önce ha beş gün sonra
Saatin çalınca gelince sıran
Nasıl yaşadıysa ,nasıl öldüyse bunca insan.


Ölüm Allahın emri,Yalnız şu ayrılık olmasa.Allah gecinden versin benim şu anda öyle acele etmeye niyetim yok.Allah hepimize daha uzun ömürler versin.Ama alnımıza ne yazılmışsa o olur.Takdir yüce yaradanındır.Neyse bu tatsız sözleri bir kenara bırakıp resim hakkında sizlerle biraz hasbıhal edelim.

DESEN : Bir yüzeyin üstünde,nesnelerin renklerini değilde biçimlerini canlandıran resimdir.
Uygulanan teknik ne olursa olsun bütün görsel sanatlar desene dayanır.Bir fikri gerçekleştirecek Sanatçı,ister Ressam,Gravürcü,Heykeltraş,ister Mimar olsun bir kompozisyonun ya bütününü
ya da bir parçasını en kestirme yoldan bir kağıda çizmek,eserin son şekli üzerinde çalışmaya
girişmeden önce bir hazırlık yapmak ister.Bu çeşit çalışmalara taslak adının verilmesi bundandır.Desen dediğimiz zaman Gümüş,Kurşun veya Tahta bir uçla Boyaya batırılmış bir fırça ile sert veya yumuşak bir kalemle çekilmiş bir çizgi topluluğu anlaşılır.Demek ki desen bütün görsel sanatların temelidir.Hatta denilebilir ki sanat eserinin oluşmasında ta başından sonuna kadar rol oynayan malzemeyi buyruğu altına alan tasarlayan,denetleyen ekleyen ve çıkaran ana işlem o dur.Bir eserin geçerliği dehanın damgasını taşıması veya sıradan bir ürün durumuna düşmesi o nun niteliğine bağlıdır.



Desenin doğuşunu bir masalla anlatmaya kalkışan eski yunanlılar,Bir genç kızın savaşa giden nışanlısının meşale ışığında duvara vuran profilini çizdiğini,düşünmüşlerdi.Fakat Tarih öncesi Ressamlarının o genç kızdan çok daha önce yalnız çizgi ile kayalara barınakların duvarlarına geyik ve bizon siluetleri resmettiklerini bilmiyorlardı.Eski desenlerin çoğu neden adsız kalmış,Sanatçıların adları bilinmemiştir.Çünki bunları yapanlar için bu desenler bir övünme vesilesi olmaz.Kullandıktan sonra hemen yırtılan birer araştırma çalışması olarak kalırlardı.Desenlerde ancak XVII yüzyıldan sonra imza görülür.Koleksiyoncular bu gün ilgimizi çeken kağıt üstüne yapılmış desenlere ancak o çağdan beri önem verdiler.Zamanla yalnız ifade tarzları değil araçlarda değişti.Desenleri ancak XIX yy da aranmaya başlanan primitif Ressamlarla XV ve XVI yy ustaları genellikle kemik tozu ile hazırlanmış kağıt üstüne silinmez ve bozulmaz çizgilerini birer gravürcü kesinliği ile gümüş uçlu kalemlerle çizerlerken,bir süre sonra,daha yuvarlak uçlar,ve Dürer in kullandığı füzen kömürler tebeşir kalemler,veya Rönesans İtalyanlarının çok sevdikleri sanginler gibi yumuşak araçlar kullanılmaya başlandı.Çini mürekkebine batırılmış,kaz tüyü veya kamış kalem,sert çizgileri olduğu kadar ince çizgileri de çok iyi gösteren mükemmel bir araçtı.


Günümüzde desen her dalda önemini gözler önüne sermektedir.Bunlara misal Batikcilik, Çinicilik,Dokumacılık,Duvar Kağıdında olsun Halı ve Kılımcilikte kullanılan objelerin sergilendiği güzellıklerin başında desen en önemli unsurlardandır.Desen çizgi çizen desinatörün maharetine kalmış bir husus olarak önemsediğimiz herhalde daima karşımıza çıkan sanatların anası ve o işin özünü teşkıl eden bir sanattır.Moda dan tutun da yaşamımızın her döneminde güzel sanatların insanlara verdiği zevklerin temelinde daima karşımıza desen çıkar.Yaratıcılık artı desen harikalar yaratan unsurların temel taşıdır.


Desen diyerek konunun daha derinlerine inmeden,şimdi önemli bir konuya parmak basacak
olursak çizgi romanları ( Burada da desen çok önemlidir.) Yedisinden yetmişine kadar sevip
merakla takip edenlerimiz,Bu maceraların adeta tiryakisidirler.Evvela Çizgi Roman Nedir?
Çizgi Roman ne resim ne de yazıdır.Resim yada yazının bütünleyici olarak kullanılan diğer
bir faktörle ilişkisi sonucunda ulaştığı sentezdir.Yani çizgi roman birbirinden farklı iki temel
unsurun (Metinle Resmin) kaynaşmasıyla oluşan bir anlatım biçimi bir kurgu sanatıdır.



Çizgi Roman metinle birlikte sunulan resimler dizisi.Resmin bulunduğu karenin içinde anlaşılmasına yardımcı olan metin de yer alır.A B D de şimdiki halını almadan önce metinsiz veya bir metni canlandırmak için yapılan resimlerden meydana gelen hikayeler.Resimli Romanın öncüsü sayılır.Resimli Roman 1880 yıllarında resimli magazinlerein rağbet görmesiyle yayıldı.Bu arada Mizahi Dergilerin hızla gelişmesi ve Newyork Basınının iki kodamanı olan Joseph Pulitzer ile W.R.Hearst arasındaki mücadele Resimli Romanlardaki iki unsuru yani Resim ile yazının kaynaşmasını hızlandırdı.Bu gelişme özellikle Rıchard Qutcault un (Yellow kıd 1896 Buster brawn 1902 ve rudolph Dirk sin The Katzenjammer kıds 1897 Little Tmmy 1905 eserlerinde görülür.


1910 dan sonra resimli roman çizerler arasında başlıca iki eğilim belirdi.Bunların bir kısmı resimli roman sadece bir eğlence aracı olarakkabul ediyor.Bazılarıda yeni bir ifade aracı olarak görüyordu.Krazi Kat in (1911) yaratıcısı George Heriman canlı resimden Felix Cat tipini alan 1921 Pat Sullivan ve özellikle Brıngıng Up Father ( bizde adı Güngörmüşler ) 1913 ile Milletlerarası ün kazanan George Mc Manus ikinci gurupta yer alıyordu.Basım Dağıtım
Ajanslarının (İnternational News Service) 1912 .King Features SYndicate 1914 kuruluşuyla
Resimli Romanın yayılışı büyük ölçüde arttı.


ABD li Sanatcılarının çabasıyla Resimli Macera Romanları kısa zamanda bütün dünyaya
yayıldı.Harold Foster in resimlediği Tarzan 1936 da yerini Burne Hogart aldı.Ve Dick Calkins
ile Phıl Nowlan ın Buck Rogers i (Bu romanda hayalbilim konuları işlenmektedir.) Aynı gün
yani 7 Aralık 1929 yayınlanmaya başladı.Bu dizinin kazandiği başarı basın ajanslarının (Suspence)( Heyecan) ve harekete önem vermesine yol açtı.Böylece Chester Gould (Dıck Tracey )1931 ile polis romanını resimli romana aktarırken Alex Raymond (1931-1956) bir polisiye macerası (Secret Agent X-9) uzak ülkeleri ele alan bir hikayeyi (Jungle Jim) ve bir bilimsel macerayı (Flash Gordon) Bizdeki adı Baytekin yayımlanmaya başladı.Bununla beraber Harold Foster (Prınce Valiant) Bizdeki adı arslan prens ile 1937 Eskiçağ ve Ortaçağ maceralarıyla ilgi topluyordu.



Bu arada ressamların çoğu geleneksel Sanat kurallarını resimli romana uygularken Milton Caniff, Frank Robbins ve Frank Godvin ( Connie 1932 gibi sanatçılarda resimveya sinemaya has usulleri uygulayarak özel bir uslup bulmaya çalıştılar.Böylece Kompozisyon (Helezonı) Piramit biçiminde v.s. resimli romana girdi.Resimlerin çerçevesi eşkenar dörtgen elips ve daire şeklini aldı.Seçilen konular genellikle cepheden çizilirken Ressamlar yukarıdan aşağıya ve aşağıdan yukarıya görüntülerden de yararlanmaya başladılar.Rengin kullanışı estetik bir değer kazandı.Renk çoğu zaman gerçeğe uygun olmuyor ama psikolojik ve dramatik etkileri geliştirmek için kullanılıyordu.Macera konularını işlemekte kullanılan bu yeni araçlar 1933 te yayımlanan ilk resimli roman kitaplarının çok kısa zamanda başarı kazanmasını sağladı


Flash Gordon, Jungle Jim,Secret Agent X-9 yaratıcısı Alex Raymond un Askerden döndükten
sonra yarattığı RıpKırby (Bizdeki adı Dedektif Nik) 4 Mart 1946 da yayınlanmaya başlayan Rıp
Kırby nin maceraları gazete okurları tarafından büyük ilgi görmüş,Bu zarif salon efendisi görünümündeki Jön çok sevilmiştir. Bu ilgi 1949 da Raymond a ünlü (Reuben ödülünü getirmiştir.)Dedektif Rip ülkemizde ilk kez Nat Pinkerton adıyla 1001 Roman dergisinde görüldü.Ancak bu günkü ününe 195o li yıllarda Hürriyet Gazetesinde başlıyan yayınla ulaştı.



Rıp in ilk öyküleri King Features Editörü Ward Grene ve yazar Fred Dickenson tarafından
yazılmıştır. 1956 da Alex in büyük bir talihsizlik sonucu otomobil kazasında yaşamını yitirmesi
üzerine Ajansı onun başlattığı öyküyü ve kahramanı yaşatabilmek için yerine çizer John Prentice i bulmuştur. Bu çizimler Prentıce nin 1999 da ölümüne kadar sürmüştür.Son Rıp Kırby günlük bandı Frank Bolle tarafından çizilmiştir.Ta ki 26 Temmuz 1999 yılında Ajans çizgi kahramanıRıp i emekli edinceye kadar,Bu gün Rıp emekli ve köşesinde uşağı Desmond la birlikte oturmaktadır.Bizde ise Resimli Roman 1946-1947 yıllarında Basınımız Pazar günleri Renkli ilavelerleokuyucularına zevkli anlar yaşatmiştı. Ama bugün Pazar günleri sunduğu moda sayfaları ve luzumsuz yazılardan müteşekkil ilaveleri boşu boşuna basıp bizlere sunmaktadır.Basınımız ya çizgi romanın önemine vakıf değil,yada Genel Yayın Yönetmenleri bu güzel çizgi romanların zevkine varamamış.Ben her zaman derim nostalji insanların merak,duygu ve zevklerini bir kere daha tekrarlanmasını istediği unsurlardır.


Gazetelerimiz gene böyle renkli ilavelerle büyük bir okuyucu kütlesine sahip olacaklarının
bilincine vardıkları zaman güzel eserlerin okuyucularına ulaşacağını temenni ediyor,Hepinize
renkli çizgi romanlardaki maceraların mutlu sonla bitenlerini yaşamanızı temenni ediyorum.
Sevgili Dostlar sanatın sonu yoktur.gelişen Dünyamızın bizlere daha neler getireceğini kestirmek insan dimağına sığmaz.Yıllar evvel olacağına ihtimal vermediğimiz şeylerin imkan dahilinde olduğunu görerek hayret ediyoruz.Gelecek günlerin nelere gebe olduğunun yaşarken göreceğiz.Burada son noktayı koyarken sıhhat ve uzunömrün hepimize nasib olmasını diler,Hepinizi saygı ile kucaklarım,Şen ve Esen Kalınız.

1 yorum:

kalafatt dedi ki...

bu kadar güzell çizimler yaptıgınızı nasıl atlamışım hayrett,yine güzel paylaşımlarınıza göz atmak isterken bir güzellik daha buldum :) selamlar