14 Mayıs 2007 Pazartesi

Zülüflü İsmail Paşa Köşkü

Köşk adını sahibinin saçlarından alıyor.Gür saçlarından dolayı Zülüflü lakabı takılmış. Köşk
1926 yılında başından bir yangın geçmiş olsada bu güne kadar ayakta kalma başarısını göstermiştir.Köşkün inşa tarihi 1900-1905 arasıdır.Zülüflü İsmail Paşa sultan 2 nci Abdülhamit in Mabeyincilerinden Ali Beyin 2 oğlundan biridir.Köşkün 2 odası saray mimarları tarafından düzenlenmiş olup,Bu gün diş polikliniği yapılırken restorasyondan geçerek Tütüncü Mehmet Efendi caddesinde bugün taş gibi ayakta durmaktadır. Zülüflü İsmail Paşa Büyük Önder Atatürk Harbiyede okurken Harbiyenin Müdüriyet Makamını işgal etmekteymiş.O kış çok şiddetli geçmekteymiş.Okulun sobaları yanmıyormuş,Derdimizi Yönetime anlatmak için Müdürün huzuruna çıktığımızda ,Paşa Zülüflü İsmail (soğuk mu ?ne soğuğu görmüyormusunuz sobalar cayır,cayır yanıyor diye ,kendi sobasını göstererek,) çıkın nankörler,diyerek çıkıştığını,yüce Atamız söylemiş,Çevresindekilere sakın bizde Zülüflü Paşa gibi yapmayalım,Her işi kontrol ederek ,vazifelerimizi bilhakkın yapalım diye direktiflerde bulunmuşlar.


Köşemin hakikatli konukları ,Bundan böyle Göztepe de Köşkleri bulunan Osmanlı Paşalarının Biografilerini İmparatorluktaki görevlerini sizlere elimden geldiğince anlatmaya çalışacağım.


Zeki Paşa = ( Mustafa ) Türk Askeri,( İstanbul 1849-1914 ) Harbiyeyi Erkanı harp Yüzbaşısı
olarak bitirdi. ( 1872 ) Yaver olarak saraya alındı.1882 de liva rütbesiyle Askeri Okullar Nazırı oldu.Tophane Müşirliği yaptı.İkinci Meşrutiyette rütbesi geri alındı.Yazdığı eserler ise sırasıyla Makine-i Aliye ( yüksek Makine ) Sunuf-i Selase Tabiyesi (üç sınıf tabiyesi ) Tabiye Misalleridir.
Gazi Osman Paşa = 1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı sırasında Osman Paşa Kumandasındaki Osmanlı kuvvetlerinin Ruslara karşı yaptığı savunma. ( 19 Temmuz- 10 Aralık ) 1877 Osmanlı-Rus savaşı başladığı zaman Osman Paşa Vidin den hareket ederek Rusların elinde bulunan Plevneyi ele geçirdi. Şehrin çevresinde istihkamlar kazdırdı.ve şehri savunulur bir duruma getirdi.Osman Paşanın kuvveti 25 Piyade Taburu 12 Süvari Bölüğü 48 sahra topu ve 6 dağ topundan meydana geliyordu. Ruslar 19 Temmuz 1877 de Plevneye karşı saldırıya geçtiler.Türk topcusu Rusların topçu ateşine 2 saat kadar karşılık verdi.Rus Piyadesinin saldırısı püskürtüldü.Karşı saldırıya geçen Türk Birlikleri Rusları Osma (Osim )suyunun doğu kıyısına attılar.Osman Paşanın bu başarısı üzerine ,Rus Genel Karargahı Tırnova dan ( Bu gün Veliko Tırnova ) Byaloya taşındı.Burada Çarın Başkanlığında yapılan toplantıda Plevneye karşı saldırıya devam etme kararı alındı.Osman Paşa da Plevne ye yeni kuvvetler getirerek durumu güçlendirmeye çalıştı. 30 Temmuzda başlıyan ikinci saldırıda Ruslar topçu ateşinden sonra bir süngü hucumu yaptılarsada başarı elde edemediler.

Çar yeni kuvvetler toplanmasını emretti.Romanya Kralı Caroldan yardım istedi.Kral Carol
3 piyade 1 süvari tümeni ve 108 topla Rus ordusuna katıldı.Bu yeni Ordu Kumandanlığında
Carol ,Kurmay Başkanlığında da Rus General Totleben getirildi.Rus Rumen Ordusu 4 eylül de Plevne karşısında mevzilendi. 7 Eylül de Plevneye karşı topçu ateşi başladı.ve 3 gün sürdü.11 Eylül deki 11 Rumen ve 3 Rus taburunun saldırısı püskürtüldü.Bu harekatta Ruslar 16000 Rumenler 5ooo kişilik kayıp verdiler.11 Eylül gecesi baskın tarzında yapılan 2 nci bir saldırı da sonuç vermedi.17 Eylül de yaptıkları başarısız bir saldırıdan sonra Ruslar yeni kuvvetler getirerek Birliklerinin sayısını 125000 e yükselttiler.Ve Plevnenin hiçbir yerden yardım almaması için gereken tedbirleri aldılar

Rus Orduları Baş Kumandanı Nikolay 12 Kasımda Osman Paşa ya teslim olmasını teklif etti.Bu teklif Osman Paşa tarafından reddedildi.Çevreyle bağlantısı kesilen Plevne Kasım ayları sonlarına doğru bütün erzak tükendi.Bunun üzerine Osman Paşa bir yarma hareketiyle şehirden çıkmaya karar verdi.Götürülmesi imkansız ağır toplar yok edildi.Vit Suyu üzerine bir köprü kuruldu.Plevnedeki Kuvvetler 20000 kişilik iki kısma ayrıldı.9-10 Aralık gecesi Plevnedeki Kuvvetlerin birinci kısmı Osman Paşa kumandasında Plevneyi kuşatan Rus kuvvetlerine karşı saldırıya geçti. Bu kuvvetler vit suyunu geçince ikinci kısım da onu takip edecekti.Fakat Rus ve Rumen Birlikleri,Osman Paşa nın bu planı uygulamasına engel oldu
Desteksiz kalan Osman Paşa Plevneye dönmeye karar verdi.Bu sırada bir mermi parçasıyla yaralanan Osman Paşa yı Rus Generali Ganetsky esir aldı.(10 Aralık 1877 ) Osman Paşa ile birlikte 40.000 piyade 1200 süvari eri 2128 subay ve 10 Paşa Ruslara esir oldu.

PLEVNE MADALYASI= Abdülhamit 2 zamanında Plevne savaşlarına katılan Subay ve Erlere verilmek üzere çıkarılan ( 1877 ) madalya ,ön yüzünde defne çelengi,içinde Padişahın tuğrası,bunun altında 1294 tarihi ,arka yüzünde ise Osmanlı Devletinin arması (İki tarafta Osmanlı bayrakları ve savaş silahları bunun yukarısında bir yıldız,alt tarafında bir hilak) vardır.En altında Plevne Muharebesi sözü yazılıdır.Madalya 9.20 Gr.Ağırlığında ve 27 mm. çapındadır.

Tütüncü Mehmed Halis Efendi=Aslen Kemah lıdır.1877 Osmanlı-Rus savaşından sonra kardeşi Yusuf Efendi ile birlikte İstanbul a gelerek ticaret hayatına atılmıştır.Üsküdar daki Postanenin yerinde eskiden bulunan handa onunmuş.Ömrünün son yıllarını Büyükadada geçirmiştir.
Mehmet Efendi Cibalideki tütün deposunun işletmecisiydi,ve bu işletmeyi Rejiye satarak
(Regie d'tobacco) elde ettiği parayla Bağdat Caddesi ile Göztepe Tren İstasyonu arasındaki büyük araziyi satın aldı.Daha sonra bu araziyi parsellere bölerek ,Saraya mensup tanıdıklarına ve ahbaplarına sattı.Bu Parsellere dönemin Paşaları,Zengin Aileleri,Yazlık binalar yaptırarak burada yeni bir muhit doğdu. Meskun Bölge olmasından doğan Cami ihtiyacını da kazandığı muazzam paraların bir kısmına kıyarak,Tütüncü Mehmet Halis Efendinin bizzat kendisi karşıladı.caminin önünden Bağdat Caddesine kadar uzanan o upuzun caddeye kendi adını vermiştir.


Son yaptığım araştırmalara göre,Göztepe Camisinin ilk imamı ,Tütüncü Mehmed Efendinin
kardeşinin oğlu Kemal dir.Tütüncü Mehmed Halis Efendi Mihrab önündeki,küçük Hazirede gömülüdür.Aynı, hazirede Eşi,Kayınvalidesi,Torunu ve Camiin ilk imamı Kemal Efendi de yatmaktadır.

1 yorum:

kalafatt dedi ki...

merhabalar,
paylaşımlarınız çok ama çok güzel bunlardan biri olan bu zülüflü köşk ve tütüncü mehmet efendi camiii hergün önünden geçtiğim sanat harikaları.özellikle caddebostan sahilindeki büyük köşk,ve ethem efendideki dilmann towersin(su an teknik yapının yapmakta oldugu/eski kami nazım dilman köşkü) karşısında bulunan beyaz büyük köşk sonrasında ,göztepe parkının hemen karsısındaki (su an dündar inş firmesının ofisi olarak kullanılan) beyaz köşk her yanından geçişimde kim bilir ne anıları barındırmakta diyerek meraklandıgım ,güzel eserlerdir
paylaşımlarınız için teşekkürler,saygı ve selamlarımla