15 Mart 2009 Pazar

Özer Rayman - Biografim (0)'dan (+)'lara

Sevgili Dereden Tepeden' in kıymetli Dostları
Yaş 75... Hayatın girdabına kapıldık gidiyoruz. Bu günkü yazımda, hayatımı anlatmak istiyorum.
Amacım, biyografimi anlatırken (O)'dan başlayıp, (+)'lara gelmek üzere yaşamımı resmetmektir. Arşivimdeki fotoğraflarımla anlatacağım bu yazdıklarımı, sevgili aileme ithaf ediyorum. Sizlerde
şayet merak ederseniz okuyup, benim kim ve nasıl bir insan olduğum hakkında bilgi edinmiş
olursunuz. (Bu yazdıklarım, Göztepe hakkında benimle röpörtaj yapmak isteyenler içindir. Benim, Dereden Tepeden antetiyle bir şeyler yazıp, faydalı olabilmekten başka bir maksadımın bulunmadığını da yinelemeliyim.)



Yıl 1934 - 24 Nisan günü Göztepe Çolak Ethem Paşa köşkünde bir telaş var. Hamile bir kadın
Köşkün orta katında doğum yapıyor. Ebe gelmiş,Köşkte koşuşmalar var, Doğum öğle üzeri vuku
buluyor. Rahmetli Annem üçüncü Erkek evladı olan beni rahat bir şekilde Dünyaya getiriyor.Köşkün üst katında oturan Rahmetli Amcam Nuri Güner üst kattan bahçeye inerken orta katta kucağına üçüncü yeğenini veriyor Ebe Hanım. Adımı Özer koyuyorlar. Öbür Ağabeylerim esmerdirler.Ben sanki onlara inat olsun diye sarışın doğmuşum. Babam beni severken,Sarı oğlum,sarı oğlum diye severdi.Çok toplu bir çocukluk dönemi geçirmişim. o kadar şişmanmışım ki üç yaşına kadar yürüyememişim. Annem ve Babam Çocuğumuz sakat mı diye çok üzülürlermiş.En sonunda Doktora gidilmiş. Doktor - Hemen bu çocuğun beslenme düzenini değiştirin , kemik yapısı zayıf ve kuvvetsiz olduğundan yürüyemiyor demiş. Ben 3 - 4 yaşına kadar affedersiniz popomun üstünde sürüne sürüne gidermişim. Hatta birgün Annemin dalgınlığından bahçeye çıkıp Havuzumuzun içine düşmüşüm, Hani şöyle tabir ederler boğulan kimseler için 40 ı sayarken Büyük Ağabeyim ( O tarihte 10 yaşında ) Beni Havuzdan çıkarıp ,geri kalan yaşamıma devam etmeme salık vermiş.



Gelelim şimdi 75 Yıllık Fotoğraf Arşivimden seçtiklerime...
Resim - 1 Havuz kenarına oturmuş ayaklarını suya sokan bu sarışın çocuğu bir yerden gözüm
ısırıyor. Havuz onda bir fobi olmuş, Ama söyleyeceğim o değil, Bu resim bir köşkün bahçesi Arkada görülen Çamlar ve bitki yeşillikleri arasında çekilmiş bu fotoğraf tam 70 yıllık ve bu sarışın Çocukta Benim. Güzelim Göztepem çam ve tabiat güzelliğinden ne çok şeyler kaybetmiş.



Resim - 2 Rahmetli Annem ve Babamla çekilmiş Tarihi bir fotoğraf, Her taraf yemyeşil köşke
giriş kapısı önünde ( Yeşilbahar Sokak ) Bu resmin günü belli değil yıl Tarih olarak 1938



Resim - 3 Annem, Ben, Ağabeylerim, Teyzem ve Misafiri hiç eksik olmayan köşkümüzün ön
Bahçesinde çekilen güzel bir fotoğraf. Göztepede yaşam güzel, Neşe güzel, Hayat güzel, Geçim
zorluğu yok. Şarkılara bile konu olmuş güzel Göztepem.





Resim - 4 Burada biraz büyümüş gözüküyoruz ,köşkün yan komşularımızla çekilen bu fotoğrafta
Annem, Hakime Hanım, Kızı Mualla , ortanca Ağabeyim Enis, Komşularımızdan necile Hanımın
oğlu Yalçın Tura ( şimdinin Müzikoloğu ) ve Ben. Yıl 1946.




Resim - 5 Babamın tayinleri münasebetiyle Kah Ankara da kah İstanbul da bulunurduk. Bu resim 1947 yılında Ankara da Mahallede aramızda yaptığımız bir futbol maçında Arkadaşım Kaya Aydar'a bayrak teatisinde bulunuyorum. Mekan Atatürk Lisesi Bahçesi - Sıhhiye.



Resim - 6 Ankara I nci Sanat Okulunda okurken Motor Dersinde, Motor Atölyesinde Hocamız ve Sınıf Arkadaşlarıyla çekilmiş fotoğraflar. Yıl 1951 veya 1952




Okul bittikten sonra kutsal Askerlik görevini tamamlayıp, iş hayatına atılan adımlar. Bunların arasında İstanbul Elbise Evinde Tezgahtarlık,Daha sonra Halk Sigorta T.A.Ş. Ankara Acentesinde Muhasebeci olan Behiç Ağabeyimin yanında bir süre çalışıp, DSİ de açılan Teknik Ressam imtihanını kazanıp DSİ. Ar - Ge Dairesinde işe başlamam ve yıllar geçip giderken ,Büyük Ağabeyimin eşi yengemle,Küçükçekmece Kamiloba köyünde yengemin Dayılarının kızını görüp çarpılmam






ve Yıl - 1960 Sevgili Eşimle nişanlanıp, Bir yıl sonra evlenmem ve tabi ki bu yaşamda neşelerde var kederlerde,İki Evladımızı yitirmek bittabi Ebeveyn olarak bizleri çok üzmüştür. ( O acı günleri anarken hala yüreğim sızlar. Allah kimseye Evlat acısı tattırmasın.) Ama kızım Dilek ve Oğlum Tunç'un doğumlarıyla üzüntülerimizi geri atıp, Mutlu bir yaşam sürdürdüğümüzü de söylemek isterim.





Hayattaki en Büyük Zenginliğim Eşim ve iki Evladımdır. Zenginlik benim için önemli değildir.Kimseye muhtaç olmadan Ayakta durabilmenin verdiği haz çok önemlidir. Yaşım gelmiş 75 e Mutluyum Daha ne isteyebilirim ki.




Benim bu yazdıklarımı okuyanlara tavsiyem Mutlu olmaları için, Sevdikleri insanla evlenmeleri,
Mutluluk herzaman yanınızdadır.Onu yakalamakta sizin elinizdedir. Fazla hırslı olmayın, Allah bütün yaradılanlara doğarken rızklarını da vermektedir. Kanaatkar olun ,Bütün Mutlulukların sizin olması dileklerimle, Ölene dek sizlerle olmak dileğimdir, Sizler için yazacağım,Çizeceğim,Bilgilendireceğim. Birdahaki yazımda buluşmamıza kadar, Şen ve Esen kalınız.



Editörün Notu : Sen Bizim Biricik Tonton Babamızsın Herşeyimizsin İnşallah Daha Nice Sağlıklı ve Mutlu Senelere Seni Çok Seven Eşin,Kızın ve Oğlun...

1 yorum:

kalafatt dedi ki...

MERHABALAR,
size ağabeyim demek bende bıraktıgınız sıcak samimiyet ve ruhunuzdaki yaşam gençliğidir...
biografinizi büyük bir keyifle okudum cok güzel ve sade biçimde ne güzelde anımsatmışsınız,ben özellikle siyah beyaz olan anı fotolarını ,hiç tanımadıgım biri bile olsa büyük bir keyifle bakıp ,o tarihleri göz önüne getiririm tıpkı sizin paylaşımınızdaki gibi.hatta işim icabı içlerine girme şansı buldugum köşk ve yalılar beni hep o dönemlere ,götürür yaşamamış olsam bile,kim bilir ne anılar saklamaktadır derim,son sözleriniz ise işte bu hayatın tam bir özeti , kim ne istemeliki daha başka;çünkü isteğin sonu yokki ! selam ve saygılarımla özer ağabeyim,mutluluğunuz daimi olsun,sağlıcakla kalın.