27 Ocak 2009 Salı

Şeker Ahmet Paşa

Şeker Ahmet Paşa - (1841-1907) Türk Ressamı İstanbul un Üsküdar semtinde doğdu. 1855
yılında Tıbbiye Mektebine girdi. Tıp öğrenimini tamamlamadan, Harbiye Mektebine geçti. Resime olan ilgisi ortaya çıkınca Sultan Abdülaziz tarafından Paris e gönderildi. Burada 7 yıl Gerome Boulanger Atölyelerinde çalıştı. 1871 yılında İstanbul a döndü. Bir yandan Askeri Kariyerini sürdürürken diğer yandan resim yaptı. Natürmort çalışmaları ile ünlüdür. Resimlerinin önemli bir bölümü İstanbul ve Ankara Resim ve Heykel Müzeleri ile Sakıp Sabancı Müzesi ve bazı özel Koleksiyon larda bulunmaktadır.



Osmanlı İmparatorluğunda Figüratif Resim ya Enderunda yetişen,yada Tekke ve Dergah gibi dinsel öğretilerin kuram ve uygulamasının gerçekleştirildiği kurumsal yapılardaki Nakkaşların elinde belirli bir seviyeye gelmişti. Tanzimatın ilanıyla birlikte gündeme gelen yenileşme, Osmanlı Seçkinlerinden halka uzanan bir harekettir. 19. yüzyılın özellikle ikinci yarısında yetişen Ressamların çoğunlukla Askerlerden çıkması ve Paşa Ressamlar olarak adlandırılması bu nedene dayanmaktadır.Topçu Kara Okulu gibi öğretim kurumlarının açılması ve Hendese-i Tersimiyye, Resm-i Hatii gibi resim sayılabilecek bilgilerin verilmesi, yetenekligençlerin yabancı ülkelere, özellikle Fransa ya gönderilmesi bu sonuca neden açmıştır. Böylece Batılı Resim anlayışı sanatımıza girmiştir.



Asıl adı Ahmet Ali dir. Küçük yaşta Tıbbiye Mektebine girmiştir. Resim yeteneği nedeniyle bu okulda Resim Öğretmenliği yardımcılığına getirildi. Daha sonra okuldan ayrılarak Harbiye ye geçti.Abdülazizin ilgisini çekince Resim öğrenimi için Paris e gönderildi. ( 1864 ) önce Mekteb-i Osmaniyeye devam etti. Paris Güzel Sanatlar Akademisine geçti. ve G.Boulan , Ger J.L. Gerome gibi öğretmenlerden dersler aldı. Paris Uluslararası Fuar Sergisinde resimleri sergilendi. ( 1867 ) Resimleri Salona kabul edildi. ( 1869 - 1870 ) Abdülaziz, Avrupa gezisi sırasında sergideki resmini gördü.



Ahmet Ali yi resim seçip almakla görevlendirdi. 1870 te Akademiyi bitiren Ahmet Ali, Prıx de
Romeu kazanarak üç ay süreyle Roma ya gönderildi. Yurda dönünce Kolağası rütbesiyle Sultanahmet teki Sanat Mektebine Resim Öğretmeni olarak atandı. ( 187 ) Uzun hazırlık ve çalışmalardan sonra Sultanahmetteki Mekteb-i Sanayide Türk ve Yabancı Ressamların eserlerinden oluşan bir resim sergisi açmayı başardı. ( 27 Nisan 1873 ) Bu Sergi Türkiye de açılan ilk resim sergisiydi.İkinci sergiyi 1 Temmuz 1875 te Çemberlitaş taki Darulfünun binası salonunda açtı.(Basın Müzesi Binası ) Bu sergide kendi resimleri, diğer Türk Ressamların eserleri, Çoğunlukla Hıristiyan ve yabancı ressamların eserleri yer aldı.



Şeker Ahmet paşa, Abdülazizin takdirini kazanarak Padişah Yaverliğine atandı. Bu görevi sırasında manzara resimlerinden uzaklaştı. ve İstanbul Mercan daki konağındaki Atölyesinde Natürmort çalışmaları yaptı. 1884 te Mirliva ( Tuğgeneral ) 1890 da Ferik ( Tümgeneral ) rütbesine yükseldi.Sanatı - Şeker Ahmet Paşa ÇağdaşTürk Resim Sanatının temel taşlarından biri olarak değerlendirilmektedir. Peysaj temasına yaptığı dünya çapındaki üslup katkısı Sanatçının mekan derinliği ve Atmosfer ilişkilerini yorumlayan duyarlığının ürünü olarak görünür. Şeker Ahmet Paşanın düzen anlayışına mal olan lirizm, özgün bir şema geometrisiyle dengelenmektedir.



Şeker Ahmet Paşanın yaşadığı yıllarda siyasal ve sosyal açıdan pek çok olay gerçekleşmiş olmasına karşın, Paşanın eserlerinde bu tür olayların ele alınmadığı gözlenebilmektedir. Bu onun bir gözlemci olarak bakışlarını doğaya çevirmiş, yaşadığı topluma kapalı, yalnız iç dünyasında yaşayan bir sanatçı olduğunu ve bu tavrını yaşamı boyunca koruduğunu göstermektedir.
Başlıca eserleri - Karpuz dilimli ve üzümlü Natürmort, Ağaçlar arasında karaca, Manolya ve Meyveler, Talim yapan erler, Manzara, Tepe üzerindeki kaledir.

2 yorum:

bast dedi ki...

Selamlar
19. yüzyılda yaşamak isterdim; insanların duygusal olduğu, herşeyin naturel olduğu zamanlarda...
Saygılar değerli dost.

MC dedi ki...

Ben çok duygusal ressam, sadece kitap için ormanda bir oduncu onun resmi biliyordun J. Berger.Ben de bir ressam ve ben modern klasikler okumayı seviyorum.
Teşekkürler.